DÜŞÜNCE PROVOKATÖRÜ

Erich von Daniken ölmüş.

Gençliğe geçiş dönemimin yazarıydı. Her kitabı başka dünyalara götürüyordu.

Bilim, onu hiçbir zaman resmi olarak ciddiye almadı. Hatta küçümsediler, dışladılar.

Ama düşünce dünyası sadece akademik hakemlerin masalarında şekillenmez. Bazen en kalıcı izler, tam da bilimin "olmaz" dediği yerden başlar.

Von Daniken, arkeolojiye ya da fizik literatürüne yeni bir kanıt kazandırmadı. Yaptığı şey başka bir şeydi.  İnsanlığın geçmişine dair kesinlik duygusunu sarsmak.

"Tanrılar gerçekten tanrı mıydı?"

"Efsaneler neden bu kadar teknik ayrıntı barındırıyordu?"

"İlkel dediğimiz toplumlar neden göğe bu kadar takıntılıydı?"

Bu soruların çoğu bilimsel yöntem açısından sorunluydu. Varsayımları kanıt yerine sezgiye, metin okuması yerine çağrışıma yaslanıyordu. Bu yüzden reddedildi. Ama reddedilmek, etkisiz olmak anlamına gelmedi.

Bilimin reddettiği, hayal gücünün sahiplendiği alan

Von Daniken'in "antik astronotlar" tezi, milyonları etkiledi.

O, başka bir kapıyı açtı. "Bildiğimizi sandığımız şeyler gerçekten bu kadar kesin mi?" kapısını.

Bu soru, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında büyük bir karşılık buldu. Soğuk Savaş, uzay yarışı, Ay'a iniş. İnsan göğe bakarken, geçmişin de gökten gelmiş olabileceğini düşünmek cazipti.  Daniken, çağının ruhunu sezdi ve ona mitolojik bir dil verdi.

Akademinin dışında ama kültürün merkezinde.

Bugün "bilim dışı" kabul edilen pek çok popüler anlatının kökeninde Daniken'in izi vardır. Belgesellerdeki dramatik sorular, komplo teorilerinin antik çağ uzantıları, hatta bazı bilimkurgu evrenlerinin estetiği.

Hepsi, onun açtığı gedikten sızdı.

İnsanlığa, kendi tarihini sadece bir ilerleme çizgisi olarak değil, bir muamma olarak görme alışkanlığı kazandırdı. Bu, bilimin hoşlanmadığı ama edebiyatın, felsefenin ve mitolojinin sevdiği bir bakıştı.

Von Daniken belki yanlış cevaplar verdi. Ama bazı soruları ilk kez geniş kitlelerin önüne koydu.

Bilim "kanıt getir" dedi, o "hayal et" dedi.

Bilim mesafe koydu, o merak duygusunu kışkırttı.

Bugün onu okurken doğrulanabilir bilgi aramak hata olur. Ama onu bir düşünce provokatörü, modern çağın mit anlatıcısı olarak okumak hâlâ anlamlıdır.

Çünkü insanlık sadece doğru bilgilerle değil, yanlış ama kışkırtıcı sorularla da ilerler.

Ve onun merak tarihine bıraktığı izler zor silinir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI