2 EKMEK PARASI
Türkiye'deki toplam emekli sayısı 16.7 milyon kişi ve Türkiye'deki emeklilerin %98'i açlık sınırı olan 28.412 TL'nin altında aylık alıyor.
Makyajlı TÜİK verileri ve "kemer sıkma" bahanesiyle emekli aylığı sefalet ücretine dönüştü.
Bir ülke düşünün ki; asgari ücret, işçi tarafı temsilcilerinin mutabakatı alınmadan, açlık sınırı seviyesinde belirlenmiş olsun.
Bir ülke düşünün ki; emekli aylıkları asgari ücretin binlerce lira aşağısında kalsın.
Bir ülke düşünün ki; halkı yoksulluğa, işçileri açlığa, emeklileri ölüme mahkûm eden bir iktidar tarafından yaratılan ekonomik krizin küfesi yine halkın omzuna yüklenmiş olsun.
Emeklilerin gelirlerinin giderek azalması, değişmeyen ülke gündemidir.
Bu nedenle güzel ülkemin güzel insanları, emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda olduğunu hisseder ve çalışır.
Emekli olduktan sonra çalışan o kadar çok insanımız var ki. Üstelik bu gruba giren emekli çalışanların, kayıt dışı ve geçici olarak istihdam edildiklerini de biliyoruz.
Oysa gelişmiş ülkelerde emekli olan kişilerin tekrar çalışmak istemesi, zorunluluktan, geçim sıkıntısından değil, manevi bir ihtiyaçtan olabilir ancak.
Kök maaş oyunu, göstermelik artışlar emeklinin sofrasındaki yangını söndürmüyor.
Emekli maaşları artık sosyal bir sorun değil, yaşam hakkı meselesidir.
CHP'nin Mecliste başlattığı nöbet eylemi ve emeklilerin itirazlarından günlerdir çalışan AKP en düşük emekli aylığını 20 bin TL yapmak için günlük 35 lira ekleyip meclise sundular.
Yani 2 ekmek parası.
"Çok şükür emeklilerin maaşını zor koşulda olsak da ödüyoruz."diyen zihniyettir bu..
Açlık sınırı 30 bin lirayken,20 bin TL emekli aylığı değil, sefalet harçlığıdır. Emeklileri dibe doğru eşitlemektir.
Milyonlarca emekli harçlık değil, insanca yaşayacak emekli aylığı istiyor!
Emekliyi eşitleyerek yoksullaştıran bu anlayışı kabul etmiyoruz.
Bugün yapılması gereken; emeklileri aylıklarına yapılacak geçici artışlarla oyalamak değil, sistemi baştan sona adil bir zeminde yeniden kurmaktır.