ÖĞRETMENLERDEN SON ÇARE AÇLIK GREVİ..

ÖĞRETMENLERDEN SON ÇARE AÇLIK GREVİ..

 

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru öğretmenler Ankara'da 9 gündür açlık grevindeler.

Talepleri; insanca yaşam koşulları için gereken ücret ve fırsat eşitliği.

 2023 seçimleri öncesi,"işe alımları,mülakatı kaldırarak gençlerimizin sınavlardaki başarı sıralamasına göre yapacağız" diyen Erdoğan, aradan 3 yıl geçmesine rağmen verdiği sözü hâlâ yerine getirmiyor.

Yıllarca çocuklarını okutmak için maddi, manevi türlü çeşit zorluklara katlanan ailelerin ve yüzlerce sınava girip çıkarak dirsek çürüten öğretmen adaylarının tüm emekleri,AKP siyasetinin duvarına çarparak yok ediliyor.

 AKP iktidarı, kamuda işe alımlarda halen kendi siyasi yandaşlarını önceliyor.

Bir yerde hak yiyen,diğer tarafta hakkı yenen, diğer tarafta hak yediren.

Elbette "hak yiyen" ; kendisinden daha yüksek KPSS puanına sahip olan birilerinin  hakkını yiyerek oraya atandığını biliyor.Ama  "ağzını açtığında kul hakkından dem vuran hak yiyen" buna itiraz etmiyor çünkü keyfi yerinde ve Erdoğan'ın kutuplaştırdığı iki ayrı mahalle arasındaki bir "bilek güreşi "olarak görüyor bu meseleyi.

İlginç olansa;

Kömür- makarna siyasetinin mucidi AKP iktidarı, bu şekilde siyasi tabanına imtiyaz tanıyarak, kendi siyasetini fonluyor ama bunu o kadar normal olarak görüyor ki;  bunun siyasi bir rüşvet olduğunu düşünmüyor bile.

Bir yandan, Özgür Özel ve ekibini rüşvet vererek,kurultay delegesinin iradesini sakatlamakla suçlayıp,mutlak butlan kararı çıkarttırıyor

diğer yandan,kendinde torpilin,kayırmanın, haksızlığın bini bi para!

Kısacası kendi gözündeki merteği görmez,elin gözündeki çöpü görür mantığı ile hareket eden bir zihniyet!

 17-25 Aralık sürecinde, iki eski ortağın birbirine düşmesiyle ,ortalığa saçılan tapeler vardı hatırlarsanız;

Babacım, 30 milyon Euro kaldı onları sıfırlayamadık"sözlerini işitti bu kulaklar. 

Sonrasında ,bir gecede 7000 hakim ve savcının yerleri değiştirilerek ört bas edildi herşey.

 Halk olarak biraz da biz kendimize özeleştiri yapalım;

O dönem ,ortaya dökülen saçılanları gördüğümüz halde;

"Çalıyor ama çalışıyor diye"  bir argüman üreterek, sandıkta akladık tüm bunları.

Halinden memnun kitleler, çalınanların kendi sofralarındaki lokma olduğunun ancak şimdi şimdi farkına varıyor.

Ahlaki olarak "bana dokunmayan yılan bin yaşasın " denerek umursanmayan yılan, toplumun her kesimine dokunuyor artık.

  Türkiye'de artık ne anayasa önemseniyor ne yasalar.

"Ben yaptım oldu" zihniyeti ile oradan oraya savrulan bir ülke haline geldik.

Gerorge Orwell'in "1984" isimli romanında;

"Artık hiç bir şey yasadışı değildi,çünkü yasa diye bir şey kalmamıştı" sözünün olduğu yerdeyiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI