Avrupa Konseyi'nin 2025 yılına ilişkin ceza infaz verileri, Türkiye'nin cezaevi ve denetimli serbestlik uygulamalarında Avrupa'nın en yüksek oranlarına sahip ülkesi olmaya devam ettiğini ortaya koydu.
"Avrupa'da Denetimli Serbestlik ve Hapishaneler 2025: SPACE II" ile "Temel Bulgular" raporlarına göre, 31 Ocak 2025 itibarıyla Türkiye'de 392 bin 456 tutuklu ve hükümlü ile 424 bin 317 denetimli serbestlik kapsamındaki kişi bulunuyor. Böylece toplam ceza infaz nüfusu 816 bin 773 kişiye ulaştı.
Rapora göre Türkiye, her 100 bin kişiye düşen 953,5 kişilik toplam ceza infaz nüfusu ile Avrupa Konseyi ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Türkiye'yi Polonya (841,8), Gürcistan (699,4) ve Arnavutluk (578,6) izledi. Listenin en alt sıralarında ise İsviçre (121,5), İzlanda (122) ve Finlandiya (129,7) yer aldı.
"DENETİMLİ SERBESTLİK EK CEZA"
Avrupa Konseyi'nin Temel Bulgular raporunda dikkat çeken değerlendirmelerden biri de denetimli serbestlik uygulamasına ilişkin oldu.
Raporda, Türkiye'nin Gürcistan ve Moldova ile birlikte hem cezaevi hem de denetimli serbestlik oranlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında bulunduğu belirtilerek, bu durumun denetimli serbestliğin hapis cezasına alternatif bir yöntem olarak değil, cezayı tamamlayan ek bir mekanizma olarak kullanıldığına işaret ettiği değerlendirmesine yer verildi.
AVRUPA ORTALAMASININ ÜÇ KATI
Türkiye'de her 100 bin kişiye düşen denetimli serbestlik oranı 495,3 olarak hesaplandı. Bu oranla Türkiye, 652,4 oranına sahip Polonya'nın ardından Avrupa'da ikinci sırada yer aldı.
Raporda Avrupa ortalamasının 153,6 olduğu belirtilirken, Türkiye'nin bu ortalamanın üç katından fazla bir yoğunluğa sahip olduğu vurgulandı.
8 BİNDEN FAZLA ÇOCUK DENETİMDE
Rapora göre Türkiye'de denetimli serbestlik kapsamında bulunan 18 yaş altındaki çocuk sayısı 8 bin 613 oldu. Bu sayı, toplam denetimli serbestlik nüfusunun yaklaşık yüzde 2'sini oluşturuyor.
Kadınların denetimli serbestlik sistemindeki oranı Türkiye'de yüzde 5,9 olarak kaydedilirken, Avrupa ortalaması yüzde 10,7 seviyesinde gerçekleşti.
Yabancı uyrukluların oranında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Avrupa genelinde denetimli serbestlik kapsamındaki yabancıların oranı yüzde 9,9 iken, Türkiye'de bu oran yüzde 2,8 olarak rapora yansıdı.