EĞİTİMDE DEVRİM VE KÖY ENSTİTÜLERİ

Dünden devam     

Köy Enstitülerinde “Sağlık Memurluğu Kolu” Açılması
Sağlık Bakanlığınca 1924 yılında Ankara, İstanbul ve Sivas'ta açılan “sağlık memurları okulu” 1926 yılından 1948 yılına dek 720 mezun vermiştir (1951 yılına dek toplam mezun sayısı 987 olarak belirlenmiştir). Mezun olan bu sağlık memurlarından köylere gidip görev yapanı yoktur. Bu sağlık memurları şehir merkezlerinde ve hastanelerde çalışmışlardır. Bununla birlikte Sağlık Bakanlığı 1936'da Balıkesir ve 1937'de Konya olmak üzere 2 adet “ebe okulu” da açmıştır. Ebe okuluna; ilkokul mezunu ve 15 yaşına gelen kız çocukları alınmıştır. Bu kız çocukları 9 ay kuramsal eğitim ve 3 ay uygulamalı eğitimin ardından 12 ay  sonunda ebe olarak mezun edilmişlerdir. 1947 yılına dek Balıkesir ebe okulundan 495 ebe, Konya ebe okulundan 294 ebe olmak üzere toplam 789 ebe mezun olmuştur. 1948 yılında bu 2 ebe okulunda 139 kız öğrenci ebe olmak için öğrenimini sürdürmekte idi.
Sağlık bakanlığı okullarından sağlık memuru olarak mezun olanların köylere gidip görev yapmamaları nedeniyle, Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği  yaptı ve 19.07.1943 tarih ve 4459 sayılı yasa ile Köy Enstitülerinde “Köy Sağlık Memurluğu Kolu” ve “ Köy Ebesi Kolu” kurulması kabul edildi. Köy Enstitüsü mezunları mezun olduktan sonra kendi köylerinde  20 yıl görev yapmayı kabul ettikleri gibi , Köy sağlık Memurları da mezuniyetten sonra kendi köyünde ve çevresindeki 10–14 köyün sağlığından 20 yıl boyunca  sorumlu olarak görev yapmayı kabul etmiş olduğunun bilinci ile çalışmışlardır. 
Köy Enstitüleri sayesinde köyün ve köylülerin eğitim ve kültür hayatları değiştiği gibi sağlık açısından kaderleri de değişecekti. Çünkü köye, köylünün yaşadığı yere sağlık hizmeti geliyordu. O dönemde köylerde verem, sıtma, tifüs, şark çıbanı ve benzeri bir çok salgın hastalıklara yakalananlar kendi kaderlerine bırakılmış ve ölüme terk edilmiş durumdadırlar. Köy ve köylülerin sağlığı konusu, köy enstitülerinde “köy sağlık memurluğu kolu” kurulana dek her bakımdan olduğu gibi sıkıntılı ve yoksunluklar çerçevesinde hizmet sunulabilen bir konu olarak kalmaktaydı.
Sağlık kolunun işleyişine bakıldığında köy enstitüsü 3. Sınıfını bitiren öğrencilerden sağlık koluna geçmek isteyenler bir sınava tabi tutulmuş, sınavda başarı gösterenler “sağlık memurluğu kolu”na geçmişlerdir. İki yıl sağlık memurluğu eğitimi gören bu öğrenciler mezun olarak doğrudan atandığı köyüne gidip göreve başlamışlardır. Köye atanan sağlık memurlarının her biri, atandığı köy ile birlikte çevresindeki 10-14 köyün insanlarına sağlık hizmeti vermekle yükümlü kılındılar. Bu sayede yapılan tedaviler ve alınan önlemler sonucu köylerdeki  insan ölümleri, ülke genelinde hasta insan sayısı ve hastalıkların yayılma oranları büyük ölçüde azalmıştır.
Öte yandan köy enstitülerinde kız öğrenci sayısının erkeklere oranla daha az olması nedeniyle “köy ebesi kolu” açılamadı. Ancak Köy Enstitüsü 3. Sınıfını bitirmiş kız öğrencilerden ebe olmak isteyenlerin Sağlık Bakanlığı'na bağlı ebe okullarına geçişleri mümkün kılındı. Bu nedenle Köy Enstitülerinde “sağlık memurluğu kolu”nda sadece “Köy Sağlık Memuru” yetiştirilmiştir. Bir örnek olması açısından aşağıda “Köy Enstitüleri Sağlık Memurluğu Kolu lV. Sınıf Haftalık Ders Programı” sunulmaktadır
Köy Enstitüleri Sağlık Memurluğu Kolu lV. Sınıf Haftalık Ders Programı
(Haftada 19 saat Kültür dersi, 25 saat mesleki ders)
Köy Enstitülerinin kurulduğu yıllarda halkımız perişan durumda olup, kendi dertleriyle kaderlerine razı bir biçimde yaşamlarını sürdürmekteydiler. Köye sağlık hizmeti uygun bir biçimde götürülememekte, doktor sayısı ve ilaç hizmeti oldukça yetersiz kalmaktaydı. Köylüler sağlık konusunda atadan gelen batıl inançlarına bağlı bir biçimde yaşamaktaydılar. Kentlerde ve bazı büyük kasabalarda bulunan az sayıdaki doktorların köylere gidip sağlık hizmeti vermelerinin olanağı da yoktu. O yıllarda yöreye göre farklı salgın hastalıklar baş göstermişti. Kırsal kesimde tedavi yapılamadığından önlemler alınamıyor ve hastalık giderek hızlı bir biçimde çevreye yayılıyordu. Bu salgın hastalıklardan başlıcaları olarak sıtma, trahom, uyuz ve tüberküloz sayılabilir.
Köy Enstitülerinde Sağlık Memurluğu Kolu açılıp mezun olanlar köylerinde göreve başladıktan sonra, tedavi ve önleyici sağlık hizmeti verilmeye başlayınca, ölenlerin sayısı giderek azaldı. Köylüler de batıl itikatları bırakıp tedavi olarak sağlıklarına kavuşur oldular. 
Örneğin Mahmut Makal'ın kitabında (Makal 2005: 185) belirtildiği üzere Kızılçullu Köy Enstitüsü Sağlık memurluğu Kolu 1950 mezunu Osman Kaya köyüne gelir ve atamasını beklemeye başlar. Osman kaya henüz atanmamış olmasına rağmen köyüne gelirken bir takım ilaçlar ve aletleri de beraberinde getirir. Köye gelişinin 2. günü köy kahvesine girdiğinde köy halkının çoğunun sıtmaya yakalandığını görür. Hastaların birer kollarında iplik bağlı olduğunu fark edip, “bu iplikler niye kolunuzda bağlı” diye sorar. Meğer, sıtmaya yakalananların koluna iplik bağlanınca hastanın iyileşeceği inancı varmış köylülerde. Tam bir batıl itikat. Durum o kadar vahimdir ki köy kahvesini çalıştıran kişi sıtma nöbetinden titremektedir. Osman Kaya evine gidip enjektörü kaynatır, kinin ampulünü alıp kahveye gelir. Kahveci orada bulunanlar tarafından yatırılıp, alkollü pamuk ile de temizlenerek ampul içindeki sıvı kendisine enjekte edilir. Osman Kaya “2 saat sonra tekrar titreme nöbeti olacağını fakat daha sonra iyileşeceğini” söyler. Ertesi günü kahvecinin iyileştiğini gören köylüler kollarındaki ipliği çıkarıp sağlık memuru Osman Kaya'nın önünde dizilirler. Daha sonraki günlerde çevre köylerden sıtma hastaları akın akın Sağlık memuru Osman Kaya'nın yanına gelmeye başlarlar. Daha ataması yapılmayan ve göreve başlamamış olan Osman Kaya “köylünün sağlığı göreve başlamayı beklemez” deyip, elinden geldiğince  tedaviye devam eder.
Köy Enstitüsü Sağlık Memurluğu Kolunun sorumlusu okul doktoru idi. Okul doktoru enstitünün Eğitim Başı ile  işbirliği yaparak çalışmaları yürütmekteydiler. Okul Doktoru enstitünün aynı zamanda “Sağlık Kolu Eğitim Başı” idi.  Köy Enstitülerinde “Sağlık Memurluğu Kolu” 7 enstitüde kuruldu. “Sağlık Memurluğu Kolu” açılan Köy Enstitülerinin açılış yıllarına ve nerede açıldıklarına ilişkin bilgi tabloda sıralanmıştır:
Sağlık Memurluğu Kolu bulunan Köy Enstitülerinde birden çok doktor, hemşire ve sağlık memuru zorunluluğu ön görüldü. Öğrencilerin alan bilgisi dersleri enstitüde işlendi. Uygulamalar için devlet hastanelerine gidildi. Uygulamalı derslerin bitiminden sonra da uygulama köylerine (staj köyü) giderek  mesleki becerilerini arttırdılar. Aynı zamanda  sağlık kolu öğrencileri okuduğu enstitünün revirinde sağlık sorunu olan öğrencilerin sorunları ile ilgilenerek de önemli bir uygulama alanı buldular
Köy Enstitülerinin sağlık alanında getirmeyi amaçladığı yeniliklerden biri de Sağlık Memurluğu Kolu bulunan Enstitülerde “Bölge Dispanserleri” kurma tasarısıdır. Bu nedenle Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü bünyesinde 60 yataklı dispanserin temeli atıldı. Açılacak dispanserler ile  hem sağlık memurluğu kolu öğrencilerinin uygulama yapmaları hem de enstitü öğrencileri ve çevre köylerde yaşayan insanlara sağlık hizmeti vermesi öngörülmüştür.
Köy Enstitüsü Sağlık Memurluğu Kolundan mezun olanların Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan protokol gereğince atamaları Sağlık Bakanlığı tarafından yapıldı. Atanan Köy Sağlık memurları tıpkı Köy Enstitüsü mezunları gibi atandıkları köylerinde 20 yıl boyunca zorunlu görev yapma  ile yükümlü idiler. Atandıkları köy ve çevresindeki 8 –14 köyün de sağlık hizmetlerini yürüteceklerdi.
Sağlık memuru atandığı merkez köyde oturmakla birlikte her hafta sorumlu olduğu köylere uğrayıp en az 4 saat kalarak köyün sağlık sorunlarını tespit edip, köye sağlık hizmeti vermekte idi. Aynı zamanda bu köylerde bulaşıcı hastalıklarla savaş çalışmaları, çevre sağlığı hizmeti ve 3 aylık olan bebeklere çiçek aşısı uygulaması ve köylülere ilk yardım hizmetleri sunmak gibi hizmetle görevlendirilmişti. 
Köy Sağlık Memurlarına ilk atamada 60 TL. verilecek, sonraki aylarda ayda 20 TL. olmak üzere 3 ayda bir maaş ödenecekti. Köy Sağlık Memuruna atandığı köyde bir ev yapılacak ve memur bu evde ikamet edecekti. Ayrıca köy arazisinden bir tarla tahsis edilecek, köylüler imece ile bu tarlayı ekip biçeceklerdi.
Köy Enstitüleri bünyesinde açılan 7 Köy Sağlık Memurluğu Kolu ilk açıldığı 1943 yılından (1950 yılında kapatılma kararı verilmesinden) son mezunlarını verdiği 1951 yılına dek sağlık bakanlığı kayıtlarına göre toplam 1599 Köy Sağlık Memuru yetiştirilmiştir (Bazı kaynaklar bu sayıyı 1248 olarak belirtmektedir).Sağlık Memurluğu Kollarının kurulduğu yıllar Köy Enstitülerine karşı gelen çevreler, siyasal alanda giderek güçlenmeye başladılar. Köy Enstitülerine karşı olanlar Köy Enstitülerinin gelişmesine ve yaygınlaşma sürecine karşı çıkarak olumsuz etki yapmışlardır. Bu doğrultuda mevcut 7 Enstitüdeki Sağlık Memurluğu Kolu öğrenci sayısının artmasına engel olundu. Sağlık Memurluğu Kolunun 7 Enstitünün dışında diğer Köy Enstitülerinde kurulması da engelledi. Oysa Sağlık Memurluğu Kolları diğer Köy Enstitülerinde de kurulsaydı ülkede salgın hastalık sorunu neredeyse kalmayacaktı. Fakirlik, yoksulluk, imkansızlıktan tedavi edilemeyerek ölen yüz binlerce  insanımız, büyük ölçüde tedavileri yapılarak yaşamını sürdüreceklerdi.Sağlık Memurluğu Koluna ayrılmasalar bile her Köy Enstitüsü öğrencisine gereken sağlık eğitimi bilgileri “sağlık bilgisi” derslerinde verilmiştir.      
YAZARIN DİĞER YAZILARI