EŞKİYA ABD! EŞKİYA NATO!


NATO'nun var olması Dünya'da barışın olmadığını gösteriyor. Olsaydı eğer NATO ve benzeri anlaşmalar, örgütlenmeler var olmazdı. NATO'nun gerekliliği her ülke için değişiktir, küçük ülkeler için NATO güvenlik demektir. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı Finlandiya'nın NATO'ya girmesine yol açtı. Ukrayna, Gürcistan ve Ermenistan aynı nedenle NATO'ya girme isteğindeler ancak Batı ile Rusya arasında bulunan karşılıklı güçlerin birbirini dengelemesi nedeniyle beklemekteler. NATO da onları üyeliğe almayı denemiyor. Rusya bitişik komşusu Finlandiya'nın NATO'ya katılmasına ses çıkarmamıştı. Çünkü Finlandiya'nın Batı ekonomik sistemine dahil bir ekonomisi vardı. Batı'yla yoğun ilişkiler içindeydi, Batı'nın bir parçasıydı.

Batı, NATO'yu savunma amacını da içeren ama daha çok Batı'nın ekonomik üstünlüğünü koruması, sürdürmesi amacıyla kurdu. İkinci Dünya savaşından sonra seksen yıl Batı ülkeleri bir saldırıyla karşılaşmamışlardır. Bir tepkiyle karşılaşmadan Afrika ve Güney Amerika ülkelerine sömürü amaçlı saldırı ve işgalleri rahatlık içinde yapabilmişlerdir. Arap ülkeleri Sovyetler Birliği'nin koruması altındaydı. Batı onlara dokunamadı. Şimdi ise Rusya Federasyonu ABD ile aralarında olmayan güç dengesi nedeniyle onları koruyamamaktadır. Güney Doğu Asya'da Batı'nın sömürü amaçlı saldırıları da Sovyetler Birliği ve Çin'in ABD ile yapılan savaşlara güçlü destek vermesiyle başarılı olamadı.

NATO'nun varlığı, ülkemiz için ona katıldığımız zamanlarda da şimdi de aramızda karşı koyanlar olsa da çoğumuz için, AKP'nin farklı nedenleri de varsa da, güvenliğimiz için önemli görünmektedir. Sovyetler, Boğazı kontrol etme, orada üs oluşturma düşüncesindeydi. Batı buna engel olma ve Sovyetler'in sınırında üsse sahip olma nedeniyle Sovyetler'den çekinen Türkiye'nin başvurmasıyla ülkemiz NATO'ya alındı.

Günümüzde ABD çok büyük bir ekonomik güce ulaşmış ve buna dayanarak hiç kaygılanmadan çıkarları nedeniyle değişik ülkelere saldırmaya başlamıştır. Bir petrol bölgesi olan Orta Doğu'da ABD bu petrolden dolayı ülkelerin sınırlarını çıkarlarına göre yeniden düzenleme amacıyla çeşitli ülkelere saldırmakta. ABD'nin ülkeleri bölme, bölünen parçalardan yeni ülkeler yaratma tasarıları vardır. Irak'ta, Suriye'de uygulamaları, İran'a da saldırıları tasarılarının öyle olduğunu göstermektedir. Ülkemiz de bu üç ülkede bulunan bir niteliğe sahiptir. ABD'nin tasarılarının son aşamasının ülkemizin bölünmesi olduğu çok açık görünüyor.

İran, ABD ile savaşında Çin ve Rusya'dan yalnızca silah ve istihbarat yardımı alabildi. İran tek başına savaşıyor. Ancak İran'ın savaşmaya kararlı, istekli bir hükümeti var. Bizde Erdoğan ABD ile savaşı düşünebilir mi? AKP kendi kaybını mı, ülkenin kaybını mı düşünür? Şu an CHP'ye olan AKP saldırıları daha şimdiden ABD'den öneriliyor olabilir. ABD'ye karşı bir mücadele kazanılamaz görünüyor. Üçüncü aşama olan İran'ın şansı her halde yok. Bitişini görmemiz gerekiyor. NATO'nun içinde ya da dışında olmamızı ABD her halde umursamayacaktır. AKP'den doyanlar değişmeyeceğinden ve CHP çökertildiğinden Cumhuriyetimiz yüz üçüncü yılında kötü durumda görünüyor. ABD, Avrupa'ya da kabul ettirebilseydi, İran'da denedi, Batı'nın savunma örgütünü saldırı örgütü yapacaktı.

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI