---02 Eylül 2026 tarihli Sözcü Gazetesi haberi başlığı, aynı yukarıdaki başlıktaki gibiydi: İnciri ile ünlü Aydın İlimizin ‘İncir Araştırma Enstitüsü’ bahçesinde bir ‘İncir Fidanı Dikim Töreni’ düzenlenmiş… Ülkemizin Tarım ve Orman Bakanı sayın ‘İbrahim Yumaklı’ da, vatandaşların büyük ilgi gösterdikleri bu törene katılmış… Buraya kadar her şey normal…
Ancak, tören sonunda sayın İbrahim Yumaklı da aşka gelip, orada bir incir fidanı dikmek istemiş… Hemen bahçede bir çukur kazılmış, en iyi incir fidelerinden biri getirilip, sayın Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teslim edilmiş… Bakan Yumaklı fideyi alıp, etrafına; “Artık, nihayet benim de bir dikili ağacım oldu” diyerek, incir fidesini çukurun içine, fidenin büyütüldüğü sert-plâstik kap ile birlikte yerleştirmiş, toprakla gömmek için küreğin sapına sarılmış… Çevredeki vatandaşlar bunun üzerine hemen itiraz etmişler; “Efendim, o incir fidesini sert-plâstik kabı ile dikerseniz, fide büyümez, toprağa kök salamadığı için de, birkaç hafta sonra kurur” demişler… Bunun üzerine sayın Tarım Bakanı fideyi plâstik kabından çıkarıp, toprağa dikmiş, biraz toprağı çiğneyerek sıklaştırmış, sonra da bir miktar su dökmüş…
Meğerse mesele buymuş ve Sözcü Gazetesi de habere böyle bir başlık atmış… Şimdi de ben size soruyorum; “Dünyaya Buğdayı-Mercimeği bizler öğretmiştik değil mi? Daha düne kadar yurt dışına canlı hayvan, et ve deri ihraç ediyorduk değil mi? Son yıllarda bütün bunların hepsini dışarıdan satın almaya başlayınca, basın mensupları zamanın Tarım Bakanı’na bunun sebebini sormuşlar, aldıkları yanıt da aynen şöyle olmuştu; ‘Paramız var ki, alıyoruz’ demişti, değil mi?” Şimdi de son sorum şu; “Tarım ve Ormanlarımız sizce emin ellerde mi, yoksa, Allah’a emanet mi yaşıyoruz !?”
--- YENİ PARTİ’nin Halka Verdiği ‘7 SÖZ !?’
Sayın Özgür Özel açıkladı: "Türkiye’ye, millete 7 sözümüzden 1’incisi demokratik Türkiye: Türkiye kimlikler, hayat tarzları, siyasi tercihler, eski kamplaşmalar üzerinden bölünmeyecek; bu gerilimler üzerinden yönetilmeyecek. Bir partiye oy veren de vermeyen de iktidara oy veren de vermeyen de Cumhuriyet’in eşit vatandaşı olarak görülecek. 2’nci sözümüz, adil ve özgür Türkiye’dir: Mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet, sosyal hayatta adalet. Adalet anlayışımız bu dört ayak üzerine kurulacak. 3’üncü sözümüz, üreten ve zenginleşen Türkiye’dir: Türkiye yoksul bir ülke olmaya mahkûm değildir. Biz yoksulluğu yönetmeye değil, yok etmeye geliyoruz. Milletimize 4’üncü sözümüz, güçlü ve güvenli Türkiye’dir: Sizi güvende tutacağız, Türkiye’yi güçlü kılacağız. 5’inci sözümüz, kimseyi geride bırakmayan Türkiye’dir. 6’ıncı sözümüz ise; evlâtlarına gelecek sunan Türkiye. 7’nci sözümüz; makamların emanet sayıldığı Türkiye… Bizim iktidarımızda makamlar, tapulu mal olmayacak. Görev ve nöbet olacak. Dönem sınırıyla siyaseti yenileyecek, yeni kadrolara ve gençlere yol açacağız…"
"Türkiye’yi yönetmeye hazırız" : Özel, verdikleri 7 sözün örgütlerin karşısında ‘7 Görev’ olarak durduğunu belirterek; "Ben karşımda bu görevi almaya, bu görevi yönettiği illere, yönetimlere anlatmaya, ilçelere anlatmaya ve alınan bu görevi yerine getirirken milletin umutlarını ayağa kaldırmaya namzet kıymetli yol arkadaşlarım görüyorum. Birinci görevimiz, iktidar kapasitemizi göstermektir. İlk görevimiz, milletin karşısına yalnızca itiraz eden bir parti olarak değil, devleti yönetmeye hazır bir parti olarak çıkmaktır. Türkiye’yi yönetmeye hazırız. Bunu tüm tutum, davranış, eylem ve söylemlerimizle milletimize göstermeliyiz" açıklamasında bulundu…
Özel, diğer görevlerinin ise; “Kapıları milleti açmak, her ilde çözümü hazırlamak ve çözümün bir parçası olmak, kibri siyasetten silmek ve yoldaşlık hukukuna sahip olmak” olduğunun altını çizdi... Bakalım halkımız bu sefer bunları nasıl değerlendirecek; bekleyip, göreceğiz inşallah… Sakin KOŞAR…