ÖYLE ÇEKİP GİTMEK YOK; AMA...

ÖYLE ÇEKİP GİTMEK YOK; AMA...

 

Adaylar açıklandı ya CHP'de makam bekleyen kimileri geçmiş yıllarda olduğu gibi bir hışım başka partilerin yolunu tutuyor.

Neymiş genel merkez antidemokratik davranmış. Ya genel merkez kendisini atasaydı demokratik mi davranmış olacaktı?

Bugün isyan edenler, aday adayı olurken parti tüzüğündeki aday belirleme yöntemlerini bilmiyor olabilirler mi?

Öyle çekip gitmek yok!

Onlar, yıllarca bu partiye gönül verenlerin oylarıyla mevki makam sahibi olduklarını, yerine aday gösterilen kişinin düne kadar yol arkadaşı olduğunu asla unutmamalıdır.

Bize göre CHP'nin sorunlarını yalnızca tepede aramak dipteki çamuru görmeyip su bulanık demekten başka bir şey değildir.

Elbette biz de biliyoruz, bu ülkede siyaset; ülkenin istikbali için değil; kişisel ikbal için yapılıyor.

Bu günlerde aday taraftarlarından en sık duyduğumuz "Ee! canım partiye bunca yıl hizmet etti." cümlesi.

Atalarımız, "Karga, mandayı babası hayrına bitlemez." demişler. Siyaseti menfaat için yapanlar, kendilerini ne olarak nitelerler, bilemem. Ancak onlar, partilerinin manda olmadığını bilmek zorundadırlar.

Bu parti yetmiş yıldır muhalefette. Bu süreçte nice iktidar partisi tarihin tozlu yapraklarına karıştı. Eğer CHP hâla dimdik ayaktaysa bunun, 70 yıldır devlet tarafından dışlandığı halde, hiçbir karşılık beklemeden inatla, inançla bu partinin kurucu felsefesiyle yaşayan, çalışan, hizmet üreten partililer sayesinde olduğunu hiç kimse aklından çıkarmamalıdır.

CHP, kişilerin değil; belli bir dünya görüşünün, bir davanın partisidir.

CHP'nin işlevsel sorunları olduğunu, özellikle de bu nedenlerle demokrasi öncüsü olma işlevini yerine getiremediğini biliyoruz.

Genel merkez, hâlâ merkeziyetçi partiler gibi davranarak demokrat olunabileceği yanılgısından bir türlü kurtulamıyor. Oysa bu partinin üye profili farklı. CHP seçmeni sorgular, eleştirir, değerlendirir, gerektiğinde kendi genel merkezine karşı doğrularının kavgasını verir. Bu gerçeği genel merkezin bilmemesi olanaklı mı?

Sözüm ona anket firmalarına anket yaptırılıyor. Neymiş eğilim yoklamaları yapılıyormuş; istişare yapılıyormuş, örgüte soruluyormuş... Bunlar başka partilerin seçmeni için sorun olmayabilir; ancak CHP seçmeni için bayat savunmalardır.

AK Parti seçmeni için tank fabrikasının özelleştirilmesi sorun değildir; CHP seçmeni içinse sorundur. Ancak onlar, bununla da yetinmez, döner kendi genel merkezine de sorar; tank fabrikası istediğiniz şeffaflığı neden parti yönetiminde de göstermiyorsunuz?

Onlar, teknolojinin böylesine hızla geliştiği, koskoca ülkede seçim sonuçlarının birkaç saatte belirlendiği bir dönemde aday belirlemeyi neden halka, haydi olmadı üyeye bırakmıyorsunuz, demekten çekinmez.

Bana belediyeden ve partiden günde en az üç-dört mesaj gelir. Ben e- devlet'e girer, oturduğum yerden birçok işimi görürüm. Ha keza banka işlerim de öyle. Öyleyse CHP tüm il ve ilçelerde adaylarını bir şifrelik oyla belirleyemez mi?

Bu aday belirleme aşamasında bir ara kendimi genel başkan yerine koydum, dedim ki ben bu cefayı, eziyeti çeker miydim? İnanın çekmezdim.

Teşkilatlarıma adayınızı en geniş katılımla belirleyiniz ve genel merkeze şu tarihe kadar bildiriniz der, katılımcılığı arttıran bir yol izler; onların demokratik bir yol izleyip izlemediklerini denetlerdim.

Kaldı ki bir muhalefet partisine yakışan adaylarını iktidar partisinden sonra açıklamak değil; yıllar içinde STK' larda, sendikalarda, odalarda, üniversitelerde geleceğin yöneticilerini saptayıp, yetiştirip aday adayı olarak topluma sunmaktır.

Bu yazdıklarımızı okuyan kimileri, bizim CHP' yi yerden yere vurduğumuzu söyleyebilir. Ancak biz başka partilerde, bu sözlerin yüzde birini bile söyleyemeyecek olduğumuzu çok iyi biliriz.

CHP, sorunlarından bir an önce arınarak katılımcı ve çoğulcu demokrasinin tüm kurallarını parti içinde hayata geçirmek zorundadır. Bu, kendi varlığından çok, cumhuriyetimizin geleceği için zorunludur.

Öyle çekip gitmek yok; ama deve kuşu olmak da yok.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI