SEÇİMİ KİM VE NEDEN KAYBETTİ; KİMLER NASIL KAZANDI !?

Bu önemli konuyu sizden saklayıp, esirgeyecek halim yok dostlar!.. Bu başlıktaki iki önemli sorunun yanıtı sadece bende var, zaman zaman -delik dondan çıkar gibi- çıkıp da, ahkâm kesenlere asla itibar etmeyiniz!.. Çünkü bendeniz daha 9 yaşımdayken, babam rahmetli eve bir "anot-katot pilli" ve tütün balyası basma sandığının yarısı kadar büyüklüğünde, koca bir ahşap RADYO getirmiş, köylülerimizin 'Acans' dedikleri saat başı siyasi haberleri 64 yıldır sürekli izlemiş biriyim!..

Efendim; daha 10 ay kadar önce de iktidar o seçimleri kaybedebilirdi... Ama bizim sabırlı, vefakâr ve merhum Aziz Nesin'in ilk beyanındaki % 60 içine giren insan kitlemiz var ya; işte o kitle 'Acaba?' diyerek, hâlâ iktidarın kendilerine yardımcı olacağını, ekonomik durumlarını biraz düzelteceğine inanıyordu!.. Bazıları; "Malı götürüyorlar ama, çalışıyorlar da..." düşüncesini bir türlü kafalarından atamıyordu!.. Her açılışı dualarla, imamlarla, bazı ayetlerden alıntılarla yapıp, namaz çıkışlarında siyasi propagandalarına devam edip, 'Yandaş Basın' sayesinde abartılı haberler yaptırıp, kendilerine güvenmelerini, biraz daha sabır göstermelerini istiyorlardı ya? İşte bu durum biraz da ondan gecikti ve taa '31 Mart 2024 Pazar' gününe kadar sırf bu sebepten dolayı uzadı!..

Ülke basını ve medyasının % 90 kadarı iktidarın yandaşı olduğu için, "Ahmet Hakan, Abdülkadir Selvi, Rasim Ozan Kütahyalı, Nedim Şener ve Hulki Cevizoğlu" gibi yandaş gazeteci kılıklılar ve bunlara ilaveten de; TV programlarında boy gösteren 'Hakan Ural' gibi sokakta büyüdüğünü söyleyen çocuklar ve gökyüzü haritasına bakıp da, canının istedikleri olacakmış gibi 'Kehânetler' ortaya koyan "Nuray Sayar" gibi güya Astrologlar ve son yıllarda mantar gibi yerden biten 'Medyumlar' da seçimlerin kaybında büyük payları var!..

Gazeteci kılıklılar her gün köşelerinden zırvalıyorlardı ama, aziz milletimizin hâlâ inandığı Hakan Ural ve bazı maymun kılıklı Medyumlar da seçimler hakkında aynen şöyle demişlerdi: "...Göreceksiniz, İstanbul'da Ekrem İmamoğlu büyük farkla seçimi kaybedecek, Murat Kurum seçilecek!.. Bugüne kadar hiç seçim kaybetmeyen Reis, bu seçimi kaybedecek değil ya!? Aha şuraya yazıyoruz; bu seçimler muhalefet partilerinin de sonunu getirecek; kimi kapanacak, kiminin bütün yöneticileri değişecek" diyorlardı... İşin en garip tarafı da, çevresindeki kuru kalabalıklar ve bir beklentisi olanlar da hâlâ bunlara inanıyordu!..

Öte yandan % 10 kadar gerçek basın ve medya gurubu ise, tamamen gerçekleri söylüyor, yazıyor, kanıt ve belgeleriyle gerçekleri anlatıyorlardı!.. Kimdi bunlar; "Uğur Dündar, Emre Kongar ve Merdan Yanardağ, Fatih Portakal, İsmail Saymaz, Saygı Öztürk, Erol Mütercimler, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan, Ekrem Açıkel..." gibi... Peki, sonuçta kimin dediği gerçek oldu? Tabii ki sadece % 10 kadar kalan muhalif basının dediği oldu!.. Şimdi size soruyorum; artık bundan sonra kimi izleyip de, kimlere inanacaksınız bakayım!?

Seçim bitti - gitti de; yolcu yoluna, köylü köyüne gitti, Yatağan Belediye Başkanlığı İktidar Partisinden tekrar CHP'ye, Mesut GÜNAY kardeşimize geçti de; ama şu çok sevdiğim biraderim 'Parçacı Fuat'ın iddiaya girip, CHP'lilere karşı kaybettiği 'Rakı Şişesi' borcu sayısı bir türlü bitmedi gitti!.. Rakı bayileri yeniden şirketlerine yüklüce siparişler vermek zorunda kaldıklarını söylüyorlardı!.. Ah ulan Hakan ile Ahmet, ah Zafer ve Ozan, nasıl beni de haberdar etmediniz yahu? Zati bende şans mı var; "Nasıl da duymadım bu cazip iddiaları, ben niye iddiaya girip de, son yıllarda şu acınası emekli maaşımla bir türlü alamadığım bir şişe rakıyı ben de beleşe kapıp da, nasıl bayrama hazır edemedim?" diye hayıflanıp duruyorum!.. Bazı CHP'liler de, sanki Kurban Bayramında 'ortak danaya-deveye' girer gibi; iddiayı kaybederlerse '4 ile 7 kişi' birden ödemek koşuluyla iddiaya girmişler, bizim Fuat da kendine çok güvendiğinden, hep 'tek başına, cesurca' karşılarına çıkmış, ama borçlarını da kuruşu kuruşuna ödüyordu; zati çok dürüst ve sözünün eri biri olduğunu herkes de bilir, sağolsun!.. Neyse, bizde seçim mi biter yahu; belki yakında bir erken seçim daha olur da, ben de o zaman nasiplenirim inşallah, biraz sabredelim bakalım...

Görüyorsunuz işte, bu öyle bir seçim oldu ki; başka türlü kazananları da, kaybedenleri de oldu, yeni bir seçimde daha buluşmak üzere, hadi bana eyvallah!..          
YAZARIN DİĞER YAZILARI