YİTİK HARMANDAN SON TANELER (*) Bahattin Uyar eski bir dost, eğitim enstitüsünde okuduğumuz yıllardan. Önce bir hemşeri olarak tanıştık, sonra da yollarımız hep kesişti. TÖS içinde, TÖB-DER içinde o Muğla'da. Ben, Aydın'da daha sonra İzmir'de paralel uğraşlar içinde olduk.
Uyar, yalnız yazar ve şair kimliğiyle öne çıkmıyor, bana göre daha da önemli olan yönü, araştırmacı kişiliği. "Ansiklopedik Türk Dili ve Edebiyatı Sözlüğü", yayınlanışından beri kitaplığımda bir başvuru kitabı olarak yer aldı. Tonguç'un Eğitmenleri (Araştırma-Ankara,2000) uzun süre elimin altında tuttuğum, sindire sindire okuduğum bir kitap oldu. Ortaklar Köy Enstitüsü'nden sağlık memuru olarak mezun olan Uyar'ın babası bir eğitmendi. Eğitmenlerle duygudaşlık kurmada sanırım o nedenle de çok başarılı olmuştu. O sıralar, birçoğu yaşlı kişiler olan eğitmenlere tek tek ulaşması, köylerine ve evlerine kadar gitmesi araştırmanın başarısında önemli rol oynamış. Bu eserini derin bir ilgi ve zevkle okumuştum.
"Tarımda Bozuk Düzen-1977" yi de sayarsak yazıma başlık olan "Yitik Harmandan Son Taneler" onun dördüncü kitabı. Adı, başlı başına anlamlı bir seçim. Sanırım Uyar, kitabına başlangıç bölümündeki "Yitik Harman" adlı şiirinden esinlenerek bu adı vermiş.
Uyar'ın son eserinin yayınlandığını basından öğrenmiştim. Kitabı, oğlu Soner'le bana ulaştırarak büyük bir nezaket gösterdi.
Kendi anlatımına göre altı yıl süren bir araştırmanın sonunda ortaya çıkmış bir eser "Yitik Harmandan Son Taneler".
Kitabı elinize alıp sayfalarını şöyle bir çevirdiğinizde, ne kadar büyük bir emek ürünü olduğunu ilk bakışta anlıyorsunuz. Eserde, tamı tamına köy enstitülerinden yetişmiş 65 şair ve yazar yer alıyor. İçlerinde çok ünlü olanlar da dâhil, birçoğu bugün hayatta olmayan Türkiye'nin yakından tanıdığı yazar ve şairler.
İçerikte, soyadına göre bir sıralama yapılmış. İlgili bölümde yazar ya da şairin yaşam öyküsü yanında; Sanat Anlayışı, Yayınlanan Kitapları, Aldığı Ödüller alt başlıkları ve eserlerinden örnekler yer alıyor.
Yazar, başlangıç bölümünde; Türk Yazınında Köy, Köy Enstitülerinin Açılması, Köy Edebiyatı Kavramı, Köy Enstitüleri Dergisi başlıkları altındaki görüş ve düşüncelerini çeşitli yazarların görüş ve düşüncelerine de başvurarak tartışmış.
Doğal olarak Köy enstitülerinden yetişen yazar ve şairler bu sayıyla sınırlanamaz. Bu gerçeğin ayırdında olan Uyar, altı yıl süren çalışmalarının daha da uzayabileceğini düşünerek çalışmalarını kısa kesmek zorunda kaldığını belirtiyor. Araya giren ölümler ve yazışmaların uzaması nedeniyle kitabında yer veremediği kişilerden, sondaki "Ulaşamadıklarımıza" notu ile özür diliyor. Bu notla da "Ben neden yokum, filanca neden var?" sorusuna yanıt vermiş olduğunu düşünüyor.
Uyar, köy enstitülerinin, açılışlarıyla başlayan ve kapanışlarıyla son bulan tartışmalara da başlangıç bölümünde kapı açmış. Kitabın konusu yazın dünyamıza katılan köy enstitülü yazarlar olmakla birlikte, bu kapsamdan ayrı düşünülemeyecek olan köy enstitülerinin eğitime katkıları ve Türkiye'nin politik yaşamı üzerindeki etkilerini de ele almış. Elbette köy enstitülerinin kuruluş felsefesi, cumhuriyet yönetiminin siyasal bir duruşudur ve bu duruş, özellikle feodal ağalar olmak üzere bir kesimi rahatsız etmiştir.
Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde edebiyat öğretmenliği yapan Sabahattin Eyüboğlu. "Köy enstitüleri hakkında ne düşündüğünü söyle, senin ne olduğunu söyleyeyim" diyor. Bu sözüyle de bir kısım kişilerin köy enstitülerine karşı koyuşuna dikkat çekmek istiyor.
Köy enstitülü şairlerin sanatsal yönelimlerinde "usta öğretici" olarak görev alan Aşık Veysel'in -buna Ruhi Su'yu da katabiliriz- etkilerinin önemli rol oynadığını belirten yazar, o nedenle de başlangıçta halk edebiyatından esinlenerek hece ölçüsünün kullanıldığından söz ediyor.
Uyar, köy Enstitülü yazarların, bunlar içinde özellikle: Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mehmet başaran gibi üretken yazarların niçin köy romanına yöneldiğinin yanıtını da Baykurt'un şu sözleriyle açıklamaya çalışıyor. "Bugün Türkiye'de köyü ve köylüyü konu alan romanlar yazılıyorsa bunda ülke yazarları açısından zorunluluk vardır. Yüzyıllar boyu yazılmamış, sorunlarının çözümü savsaklanmış büyük kitlenin yazılmasına öncelik vermek doğaldır. Bu asla 'kent yazılmasın, işçi yazılmasın' anlamında değildir. Köy kökenli yazarlar, bilinçleri ve bilinçaltıları köyle dolu olduğu için elbet köyü yazacaklar."
En son bölümde ise yazarın yararlandığı kaynaklar ve kitabın içinde yer aldığı Öğretmen Dünyası Yayınları'nın bir çizelgesi yer alıyor.
Bahattin Uyar'ı, yıllarca emek vererek, kendi alanında var olan büyük bir boşluğu dolduran bu eserinden dolayı kutlarım.
TURGUT DERELİ
(*) Bir Adabelenli yazar Bahattin Uyar / Yitik Harmandan Son taneler- Öğretmen Dünyası yayınları-504 sayfaımı ilginize sunuyorum.