Metrelerce yerin altında
Ne geceleri belliydi ne gündüz
Ayazlarda terlediler
Sıcaklarda üşüdüler
Alınlarında derin çizgiler
Kömür karası bulaşmıştı ellerine
Ve kömür karası bir kader
Dolanmıştı emeklerine
Çalıştılar durmadan
Ürettiler durmadan
Ürettiler de
Alamadılar karşılığını bir türlü
Günler değil
Haftalar değil
Aylar boyu
Patron denilen bir adam
Bid türlü gelmiyordu insafa
Ne alacaklarını verdi ne de haklarını
Sonunda kalktılar Ankara’ya yürüdüler
Belki duyacaktı birileri
Belki soracaktı neden acaba
Bu in sanlar düşmüş yola
O gün bayramda aynı zamanda
Ocukların en büyük bayramı
Öyle demişti Atamız
Öyleydi de
Ama onlar madenci çocukları
Bayram yerine babalarına koştular destek vermek adına
Sarılmak boyunlarına tıpkı madenci çocuğun
Burak’ın yaptığı gibi
Sarılıp ağlamak istiyordu BURAK babasına
Belki utanır diye birileri ama…
İzin vermiyorlar diye yakındı çocuk basına
O gün çocuk bayramıydı ama
Ağlıyordu çocuklar babalarının acılarına
Öyle derinden
Öyle büyüktü o çocukların acıları
Öyle dayanılmazdı ki
Hiç ah silemezdi yanaklarından
Kim ağlatıyordu ki bunları