DOKUMANIN BAŞKENTİ; BULDAN’ DA USTALAR…


                Değerli okuyucular, biz çocukluğumuzdan bu yana yöresel ve halk dokumacılığı denince Denizli/BULDAN ilçesinin adını duyardık. Zaten atalarımız da Denizli/TAVAS’ tan gelmişlerdi Milas yöresine… Buldan’ a gelip de esnaf çarşısını dolaşıp dokuma tezgâhlarını ve dokumacıları iş başında çalışır görünce onlarla görüşüp röportajlar yapıp videolar, fotoğraflar çektik. Çeşit çeşit, renk renk BULDAN DOKUMALARINI GÖZLEMLEDİK. Bu arada dokumacılıkla ilgili birçok bilgi içeren yazılı levhalarla karşılaştık. Bakın neler neler görüp okuduk;

“BULDAN DOKUMASI: Tarihi, doğal güzellikleri ve kadın istihdamının desteklendiği, sanayisi ile ünlü eşsiz ilçemiz BULDAN… İlçemiz, 5500 yıl öncesine dayanan tarihi, dokuması ve kumaşı ile ünlüdür. TRİPOLİS ANTİK KENT’ in de içerisinde bulunduğu kadim topraklarımıza HOŞGELDİNİZ!...

BULDAN DOKUMASI: Buldan bezi ve dokumacılığın ilk örnekleri M.Ö. 6000 yıllarında Anadolu Topraklarında başlar ve ilk el dokuma tezgâhları yapılır. Antik kentte yapılan arkeolojik kazı çalışmalarında bulunan bez parçaları ile de bu bilgi kanıtlanmıştır. Daha sonraki çağlarda ROMALILAR, SELÇUKLULAR ve OSMANLI uygarlıklarının dönemlerinde de dokumacılık gelişerek devam etmiş ve BULDAN DOKUMASI ile TEKSTİLİN KALBİ olmuştur. Günümüzde halen el tezgâhlarımızda ipek, pamuklu ve keten dokumalarımız önemli ustalarımızın ellerinden çıkarak tüketici ile buluşmaktadır.

BULDAN DOKUMA: Laodikya (Denizli), Hierapolis (Pamukkale), Tripolis (Buldan) yörelerinde dokumacılığın tarihi milattan öncelere dayanır. Doğal boyalarla dünyanın en güzel ipliği ve koyunyünleri, Pamukkale’ nin suyunun rengi sabitleyici özelliğiyle haslık ve parlaklık kazanıyordu. Böyle üretilmiş devrin en güzel kumaşları, Roma İmparatorluğu’ nun her yanını süslüyordu. O dönemlerde bile Buldan, Dokumanın Başkenti, dokumayı en iyi bilen insanların yaşadığı kent olarak biliniyordu. VI. Yüzyılda ipekböcekçiliğini öğrenen Buldan insanı, yaşam yürüyüşünü hep ipliğe tutunarak sürdürmüştür.  İpi işleyen hünerli ellerin şarkıları ip; türküleri, şiirleri hep ip üzerine olmuştur. Çünkü Buldan’ da doğan her çocuğun ayağına ip dolanır. Osmanlı’ nın kuruluşunda Saraya gönderilen kırmızı ipek kumaşlardan yapılan üç eteklerle başlayan Buldan insanının dokumayla dansı, Osmanlı Sarayına yaptığı özel dokumalarla kendisini göstermiştir.

DOKUMANIN BAŞKENTİ: BELKÜM (Belediye El Sanatları ve Kültür Merkezi)

                Tarihsel süreçte önemli bir kent olan BULDAN’ da 1870’ li yıllarda Hükümet Konağı olarak kullanılan Tarihi yapı, 1946’ da nedeni bilinmeyen ve bu yüzden hem kaza, hem sabotaj ihtimalleri üzerinde durulan bir yangın geçirdiğinde, yapılara ilişkin bütün belgeler de yanmış ve yok olmuştur. Cumhuriyet Dönemi Mimari Eserlerinden olan Eski Hükümet Konağı ve avlusundaki cezaevi, 2011 yılında restore edilmiştir. Eski Hükümet Konağı, tek katlı olan yapının üzeri kırma çatıya örtülü arazi yapısındaki kot farkından dolayı zemin +1 kat olarak inşa edilmiştir. Yapının pencere ve kapıları yuvarlak kemerlidir. Kapı ve pencereleri ile katlar arası kalın silmelerle belirginleştirilmiştir. Yapının avlusunda eski cezaevi binası yer almaktadır. Her iki yapı da 2009/2011 yılları arasında restore edilerek geleneksel tezgâhlarla bu tezgâhlarda dokunan ürünler sergilenmektedir. Ayrıca Eski Hükümet Konağı’nda Eylül 2009 tarihinden itibaren Belediye Ek Hizmet Binası olarak hizmete açılmıştır.

SANAT SOKAĞI: Bu sokaktaki evler, rengârenk boyanarak çok enfes görüntüler ortaya çıkarılmıştır. Sokaktaki küçük atölyelerde/dükkânlarda birbirinden güzel el işi, göz nuru hediyelikler üretilerek ziyaretçilere, müşterilere sunulmaktadır. Tezgâhlarda çalışan ustalara dokuma hammaddesi olarak neler kullanıldığını sorduğumuzda ustalar, çözgünün pamuk, atkıların renkli kısımlarında genelde pamuk, yün, ipek ve bambu kullandıklarını söylediler. Hepsini anladık da BAMBU… İlgimizi çekti. Adamlar bambudan neler neler yapıyorlar… Yine Sanat Sokağında Kenan NAMLI ustanın dükkânına girdik ve tezgâhında bir bezin nasıl dokunduğuna tanık olduk. Bu arada önümüzdeki dikiş/nakış makinasının markası bizim bildiğimiz/gördüğümüz markalara benzemiyordu. Sorduk “Hangi ülkenin imalatı?” diye… Usta, bu makinaların Fransız malı olduğunu söyledi ve ekledi; “ Bunlardan yıllar önce Buldan’ a 6 bin (altı bin) tane makine alındığını ekledi. 200 yıllık bu makinalar hala şakır şakır çalışıyordu. “Sıkıntı oluyor mu?” Dedik. “En büyük sıkıntı “İğne!” dedi. “Kırılınca Fransa’ dan getirtiyoruz, zaman alıyor!” Dedi. Bu nakış makinasında hem Hanımın hem de benim isimlerimizi şakır şakır “HEDİYE” olarak bir bezin üzerine nakşediverdi. Bizi bilgilendiren Kenan NAMLI ve Veysel KARAŞIN Ustalara teşekkür ederek fotoğraflar çekilip vedalaştık. En çok dokunan ürünlerden birinin plaj havlusu olduğunu görünce boyutlarını ve fiyatı sorduk. Bir metreye iki metre ebadındaki plaj havlusuna 1200 tl. Fiyat biçtiklerini söylediler.  Sanat Sokağını gezerken Belediye Başkanı Mehmet Ali OPRAK ile karşılaştık. Muğla’ dan geldiğimizi ve gazetemizin adını da söyleyince çok memnun oldu.

DOKUMA PAZARI SOKAĞI; BULDAN: Dokuma Pazarı Sokağı, BULDAN’ da 2001 yılında tasdiklenerek koruma altına alınan 32 sokaktan biridir. Sokakta 2007-2014 yılları arasında Buldan Belediyesi tarafından Sokak Sağlıklaştırma Projesi uygulandı, evlerde cephe yenilemesi yapıldı. Yapı cepheleri çivit mavisi ve oksit sarısına boyanarak örnek bir çalışma gerçekleştirildi. Dokuma Pazarı Evleri, geleneksel dokuma kültürünün hayat bulmaya devam ettiği, alt katı dokuma atölyesi, üst katı konut olarak kullanılan iki katlı yapılardır. Dokuma Pazarı Sokağı, bu canlı renklerle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam etmektedir. Gidip görmenizi önemle salık veriyoruz. Bu arada Buldan’ ın o meşhur sütlü simitlerini de almadan/yemeden gelmeyin!… Bizden söylemesi…

YAZARIN DİĞER YAZILARI