MUTLAK BUTLAN

 

Her sabah, her saat, her gün akıl almaz olaylarla karşı karşıya kalıyoruz ve artık şaşırmıyoruz, şok oluyoruz. Bu kadarda olmaz artık derken daha kötüsüyle karşılaşıyoruz. Ne yasalara ne de Anayasaya uyuluyor. Ülke bir çıkmazla karşı karşıya. Tam bir kanunsuzluk, hukuksuzluk, adaletsizlikle karşı karşıyayız. Ankara’da hakimler yok artık. Hiç kimse malıyla, canıyla güvencede değil. Çünkü “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denen Anayasa değişikliğiyle yasama, yürütme, yargı tek adama bağlanmış, tek adam ne diyorsa kanunda da o, yasada o, anayasa da o. Bir sabah kalkmışsınız tapulu evinize, tarlanıza, zeytinliğinize el konmuş. Bir sabah evinizde uyurken şafak baskınıyla gözaltına alınmışsınız, aylarca, yıllarca suçunuzu bilmeden zindanlardasınız. Bu da yetmiyor gibi suçsuzluğunuzu ispatlamanız istenmekte. Demokrasinin dibine zaten dinamit konmuş, egemen olanların demokrasi varmış gibi nutuk atmaları acınası bir durum.

 

Yine bir gün kalktık, bir mahkemenin “Mutlak Butlan” denen bir kararla Cumhuriyet Halk Partisine kayyum atamış. Yetkisi olmamasına rağmen, yetki aşımı yaparak (suç işleyerek) bu karara varmış, yetkili olan Yüksek Seçim Kurulu da yetki gaspını görmezden gelmiştir. İşin enteresan tarafı, CHP’sinde 13 yıl genel başkanlık yapmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun (“Mal bulmuş mağribi” derler), bunu kabul ederek partiye çökmesidir. Tabii iktidarın desteği ile!

 

Kemal Kılıçdaroğlu, kaybettiği kurultayı hazmedememiş “Mutlak Butlanla” CHP Genel Başkanlığına (Polis baskınıyla) oturmuştur. Milyonlarca insanın peşinden gittiği birinin kendi insanına, partisine, seçmenine işlediği bu suçu hiçbir zaman unutulmayacaktır. Çok ağır, çok çeşitli konuşanlar var, buna değinmeyeceğim ama kendi onurunu kendi ayaklar altına alan birine ilk kez rastlıyorum. Bütün hatalarına karşı hoşgörülü olan CHP’li veya oy veren seçmenine bu kötülüğü yapması deprem etkisi yaratmıştır. Acınacak bir durumdadır!

 

Mahkemenin verdiği bu kararla ülke ayrı bir çıkmaza sokulmuştur. Bu karar CHP’si sorunu olmayıp ülke sorununa dönüşmüştür. Tüm muhalefet partileri bunu görmüş, sosyal, siyasal, ekonomik bir karşılığının olduğunu dile getirmişlerdir, her ne kadar iktidar ve ortaklarının “CHP’nin iç sorunudur, bizim dahlimiz yok” deseler de. Herkes artık biliyor ki, iktidarın eli olmadan mahkemenin böyle bir karar vermesi imkânsız bir şey. Yargı sopasıyla siyasal ortamı düzenlemeye çalışan iktidar, göstermelik bir muhalefet düşlüyor! Acı ama gerçek, bunlar gün gibi ortada.

 

“Mutlak Butlan” kararıyla neler olmuştur? Aklımızda kaldığı kadarıyla açıklamaya çalışalım:

 

1-YSK’nın yetkisinde olan seçimler ve kurultaylar bir yerel mahkeme tarafından iptal edileceği ortaya çıkmıştır.

2-YSK ses çıkarmamış, Anayasal suç işlemiştir.

3-Partiler, kurultaylar, seçimler, verilen oylar güvende değildir.

4-Seçilmiş Genel Başkanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri istendiği anda mazbataları iptal edilebilir.

5-Dış yatırımlar ülkeye gelmediği gibi, içerdeki yatırım yapmış sermaye de dışarıya kaçacaktır. 

6-Yabancıların içişlerimize müdahalesi sıklaşacaktır (ABD Büyükelçisi gibi).

7-CHP’sini bölmek, iç kargaşa isteyen iktidar amacına ulaşamamıştır.

8-CHP seçmeni birleşerek iktidar yürüyüşünü pekiştirmiştir.

 

“Kaş yapayım derken göz çıkarma” buna denir. İktidar öyle bir hamle yaptı ki, kendi bile işin içinden çıkamaz durumda. Tek çare YSK, mahkemenin verdiği bu kararın hükümsüz olduğunu açıklayarak yetkisini kullanmasıdır. O zaman taşlar yerine oturur. 

 

Adalet ve demokrasi olmadığı zaman, toplumlar aç, susuz kalmaya, acı çekmeye, sömürülmeye mahkumdurlar!

 

Saygılarımla.

 

Kemal Gürbüz

Şair, Yazar-Devlet Sanatçısı

04.07.2026

 

MUTLAK BUTLAN: Bir sözleşme ve evlilik gibi hukuki bir işlemin, kanunun emredici kurallarına, ahlak veya kamu düzenine aykırılığı nedeniyle baştan itibaren kesin olarak hükümsüz sayılmasıdır.

 

“Mal bulmuş Mağribi”: Eline hiç beklemediği değerli bir fırsat veya ganimet geçen, bu duruma aşırı derecede sevinen, büyük bir coşku ve hırsla o şeye sarılan kimseleri tarif etmek için kullanılan bir benzetmedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI