Prof. Dr. Kemal Kocabaş
20-21 Haziran 2026’da yapılan ve yakaşık 2.5 milyon öğrencinin katıldığı Yükseköğretim Kurumları Sınavının sonuçları 21 Temmuz günü açıklandı. Basın YKS-2026 sonuçlarını “80 matematik sorusunda doğru cevap ortalaması 13,8 ve YKS’de 2 soru iptal edildi ” başlıklarıyla verdi. Sonuçlar, eğitim sistemi hakkında önemli bilgiler içermektedir. Bu yazıyla YKS sonuçlarını; eğitimin niteliği, fırsat eşitliği penceresinden değerlendirilmesi ve izlenen eğitim politikalarının sorgulanması amaçlanmıştır.
TÜRKİYE VE EĞİTİM
Siyasal iktidar, son 25 yılda Cumhuriyet Eğitim Devriminin kazanımlarını yok etmek, örselemek adına adımlar attı ve atmaya da devam ediyor. Türkiye bu nedenle hukukta, ekonomide olduğu gibi eğitim alanında da okul öncesinden yükseköğrenime büyük sorunlar yaşıyor. YKS-2026 sonuçlarında iktidarın bu politikalarının yarattığı olumsuzluklar açıkca görülmektedir. Türkiye’de son 25 yıl içerisinde üniversite sayısının ve orada eğitim alan öğrenci sayısının artması üniversitelerde nitelikli eğitimin verildiğini göstermemektedir. Son 25 yılda üniversiteler özgünlüğünü ve özerkliğini tümüyle kaybetmiş, demokratik katılım ve evrensel üniversite anlayışını içselleştirmeyen rektörlerin, tümüyle iktidara bağlı üniversite anlayışı nedeniyle üniversite kavramının içi boşaltılmıştır. Boğaziçi Üniversitesinde yaşanılanları hep birlikte izledik. Tüm bu süreçler üniversite eğitiminde ve diğer eğitim basamaklarında vasatlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Okul öncesinden lise son sınıfa kadar olan eğitim süreçlerinde eğitimde büyük nitelik kaybı PISA yarışmalarında ve YKS ortalamalarında, yayınlanan eğitim raporlarında açıkca görülmektedir. Milli Eğitim Bakanının son günlerde Kurtuluş Savaşını görmek istemeyen açıklamaları ve bakanlığın önünde özlük haklarını talep eden öğretmenlere karşı tavrı, öğretmenlerden çok özel okul patronlarından yana olan yaklaşımı asla bir Cumhuriyetin Milli Eğitim Bakanı tavrı değildi. Eğitimdeki nitelik kaybıyla beraber, eğitim sistemi sınıfsal, bölgesel ve cinsiyete dayalı eşitsizlik üretmekte, nitelikli öğretmen yetiştirememekte, eğitimde adalet düşüncesi ve eğitim hakkı kavramı yok edilmektedir. Yaşadığımız yılların kısa özeti böyle…
YKS HAKKINDA
YKS, ÖSYM tarafından düzenlenen lise sonrası üniversite eğitimi almak isteyen öğrencilerin girdiği, çok geniş katılımlı bir merkezi sınavdır. Bu sınav tüm adaylar için zorunlu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT), dört yıllık isans eğitimi almak isteyen öğrencilerin girdiği Alan Yeterlilik Testi (AYT) ve yabancı dille eğitim veren bölümleri tercih edecek adaylar için olan Yabancı Dil Testi (YDT) olmak üzere üç oturumdan oluşuyor. YKS-2026’ya Temel Yeterlilik Testi'ne (TYT) 2 milyon 225 bin 76, Alan Yeterlilik Testi'ne (AYT) 1 milyon 473 bin 113, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) ise 143 bin 270 öğrenci sınava girdi (1,2,3).
İLK DEĞERLENDİRMELER
YKS-2026’da “matematik ve fen” testlerinde doğru yanıt ortalamasının düşük düzeylerde kaldığı, yüksek puan dilimindeki öğrenci sayısında artış görülmüştür. Sınavlarda TYT'de 170 bin, AYT'de 155 bin civarında sınava girmeyen öğrencinin varlığı, sınava katılan 67 bin 87 adayın puanının hesaplanamadığı yani “sıfır çektikleri” görülüyor. Bu sayı 2025 yılı sonuçlarına göre yüzde 64 artmış durumda. Bu sonuçlar düşündürücüdür ve mutlaka nedenleri araştırılmalıdır. Eğitim sisteminde yapıldığı ifade edilen değişikliklere rağmen bu sayıların her yıl artma eğiliminde olduğunun da altını çizelim. YKS’de TYT’de 5, AYT’de 3, YDT’de ise 5 aday Türkiye birincisi oldu. Birincilerin önemli bir bölümü İstanbul’daki okullardan çıkarken Anadolu’dan Eskişehir, Şanlıurfa (Fen Lisesi öğrencisi) ve Denizli’den öğrenciler derece yaptıkları görüldü. Ülkedeki ekonomik kriz, eşitsizlik ve gelir dağılımı uçurumunun sonuçlara etkisi açıktır. Sınavlara ekonomik kriz nedeniyle giremeyen, sıfır çeken ve olanaksızlıklar nedeniyle üniversiteye kayıt yaptıramayan öğrencilerin varlığı dikkat çekici şekilde karşımıza çıkıyor. Çok açık ki bu sınavda başarılı olmak için özel kurs, dershane, yayın, rehberlik olanaklarını sadece belirli gelir durumlarına sahip ailelerin çocukları karşılayabiliyor. YKS ne yazık ki bir anlamda ailelerin özellikle ekonomik olanaklarını ölçen bir sisteme dönüşmüş durumda.
CİNSİYETE DAYALI DEĞERLENDİRMELER
YKS-2026 sonuçlarını cinsiyete dayalı olarak baktığımızda sınava giren kadın adayların erkek adaylardan daha fazla olduğu gerçeğidir. Bu olumlu bir sonuçtur. TYT’de erkek adayların katılım oranı %91,48, kadın adayların katılım oranı %94,21 oldu. AYT’de bu oran erkeklerde %88.09, kadınlarda %92,33; YDT’de ise erkeklerde %63,81, kadınlarda %74,99 olarak görüldü. TYT’de Türkçe ve sosyal bilimler testlerinde kadınların cevap ortalamaları erkek adaylardan yüksek olurken, temel matematik ve fen bilimleri testlerinde erkek adayların ortalamaları daha yüksek gerçekleşti. AYT’deki 11 alt testin 8’inde erkek adayların, 3’ünde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek oldu.
YKS ORTALAMALARI
YKS 2026’daki her derste sorulan soru sayısı ve doğru yanıt ortalamalarına bakalım. Türkçe (40 soru): 20,5, Sosyal bilimler (20 soru): 10,2, Temel matematik (40 soru): 6,8, Fen bilimleri (20 soru): 4,3, AYT matematik (40 soru): 7, AYT Fen bilimleri, Fizik (14 soru): 2,7, Kimya (13 soru): 2.2, Biyoloji (13 soru): 3, AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1, Türk dili ve edebiyatı (24 soru): 6,1, Tarih-1 (10 soru): 2,6, Coğrafya-1 (6 soru): 1,7, AYT sosyal bilimler-2, Tarih-2 (11 soru): 1,7, Coğrafya-2 (11 soru): 2,1, Felsefe grubu (12 soru): 1,6, (DKAB) Din kültürü ve ahlak bilgisi/ek felsefe grubu (6 soru): 1,9
TYT Matematikte 40 soruda ortalama 6,8, AYT Matematikte ise 40 soruda yalnızca 7 net yapılabilmesi okullarda matematik öğretimi ile ilgili ciddi sorunların varlığını işaret ediyor. Öğrenciler matematiksel düşünmekte zorlanıyor. Matematik bir ders olmanın dışında analitik düşünmenin temelidir. Öğrencilerin kendi ana dilleri olan Türkçe testinde adaylar soruların ancak yarısını doğru yanıtlıyor olması da mutlaka sorgulanmalıdır. TYT ve AYT testlerindeki doğru yanıt ortalamalarına baktığımızda eğitimdeki nitelik kaybı fizikçi bir akademisyen olarak net bir biçimde görülüyor. AYT de sorulan 14 fizik sorusunda doğru yanıt ortalamasının 2.7 olması öğrencilerimizin fen okuryazarlığı konusunda ne denli geride kaldıklarını göstermektedir. Benzer durum kimya, biyoloji ve felsefe alanlarında da görülmektedir. Sınav sonuçları, sayısal derslerdeki ortalamalara bakılarak genel olarak başarısızlığın arttığını gösteriyor. Adayların ortalama matematik başarısı yaklaşık “yüzde 16”, 20 sorudan oluşan TYT Fen Bilimleri Testi'nde de ortalama doğru yanıt sayısı 4’ün altında kaldı. Son sınıf öğrencilerinin ortalama netlerinde belirgin bir yükseliş görülmemesini uzmanlar, "daha başarılı yeni bir kuşak" oluştuğuna dair yorumları desteklemediğini belirtiyorlar. Uzmanlar, üst puan grubundaki genişlemenin; sınavın zorluk düzeyi, puan hesaplama yapısı ve aday profiliyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini özellikle vurguluyor.
YKS VE ÖZEL OKULLAR
Türkiye’de ülkeyi yönetenlerin eğitim sisteminde öncelikli politikaları eğitimin piyasalaştırılması ve dinselleştirilmesidir.Türkiye’de özel okulların sayısı toplam okul sayısının yüzde 20’sine varmıştır. Avrupa’da gelişmiş ülkelerde özel okul sayısı yok denecek kadar azdır. 2026-YKS sonuçlarında dikkat çekici bir diğer konu da, özel okullardan Türkiye birincisi çıkmamasıdır. Devlet okullarında genellikle Anadolu Lisesi ve Fen lisesi öğrencilerinden 13 birincilik, 11 öğrenci arasında paylaşılmıştır. BBC Türkçe'ye konuşan Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk ise Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrencilerin genellikle yurtdışındaki üniversiteleri tercih ettiğini söylüyor. Öztürk, Türkiye'deki en prestijli ilk 10 özel okulun öğrencilerinin en az yüzde 65-70 seviyesinde yurt dışına gittiğini belirterek bu sonucu açıklamaya çalışmaktadır (!).
BAŞARILI İLLER VE OKULLAR
YKS-2026’da başarılı illerde “Ankara, İstanbul, İzmir ve Eskişehir”öne çıkmaktadır. Bu büyük illerin ardından sıralamaya Anadolu ve Fen liseleriyle “Denizli, Aydın, Kayseri ve Konya” gibi Anadolu kentleri gelmektedir. En başarılı liselere baktığımızda Türkiye'nin en yüksek yüzdelik diliminden öğrenci alan “Galatasaray Lisesi, İstanbul Lisesi (İstanbul Erkek), Kabataş Erkek Lisesi, Ankara Fen Lisesi, Atatürk Fen Lisesi (İstanbul) ve İzmir Fen Lisesi” önde gelmektedir. Özel ve Vakıf Liseleri açısından bir değerlendirme yapıldığında “Robert Kolej, Üsküdar Amerikan Lisesi, Koç Lisesi” gibi okulların ön sıralarda oldukları görülmektedir. Görüldüğü gibi sınıfsal farklılıklar sınav sonuçlarını doğrudan etkileyen faktörlerdendir. Sorun; öğrencilerin okuduğunu analiz etme, bilgiyi yorumlama ve farklı disiplinler arasında ilişki kurma becerilerinde yaşanan genel yetersizlik olarak karşımızda durmaktadır.
NE YAPMALI
YKS-2026 sonuçları öğrencilerle birlikte eğitim sisteminin bir karnesidir. Bu karneyi neden, niçin, nasıl sorularıyla doğru değerlendirmek geleceğin eğitim sistemini inşa etmek anlamında çok değerli olacaktır. Bunun için siyasal iktidarın eğitimi dinselleştirme ve piyasalaştırma politikalarına son vererek evrensel laik, bilimsel eğitimi hayata geçirmeliyiz. Bunun dışında okuduğunu anlama becerileri ilkokuldan itibaren geliştirilmelidir. Köy Enstitülerinde olduğu gibi matematik öğretimi günlük yaşamla ve hayatla ilişkilendirilmeli, fen dersleri deney ve uygulama ağırlıklı yürütülmelidir. Ezbere dayalı öğretim anlayışı terk edilmeli. Analitik düşünme becerileri tüm derslerin merkezine yerleştirilmeli. Ölçme ve değerlendirme sistemi öğretim programlarıyla daha uyumlu hâle getirilmeli. Bölgesel, sınıfsal, cinsiyete dayalı eşitsizlikler eğitim hakkı kavramı temel alınarak eğitim eşitsizlikleri azaltılmalıdır. Öğretmenlerin mesleki gelişimleri sürekli desteklenmeli, eğitim fakülteleri yeniden yapılandırılmalıdır (4).
TERCİHLER İÇİN ÖNERİLER
Öğrencilerin tercihlerini yaparken, puanlar ve başarı sıramaları dışında aşağıdaki soruları kendilerine sorarak tercih yapmalarını öneriyoruz. Öğrencilerimiz unutmamalı ki üniversite yaşamımızın en özgür olduğu, birey olduğumuzu keşfettiğimiz yaşamınızın çok önemli bir sürecinin adıdır. Kendinize şu soruları sorun: “Yeteneklerim nedir, buna göre hangi alana yönelmeliyim? İçimden ne okumak geçiyor? Hangi üniversiteye ve hangi kentte okumalıyım? Hangi meslekte kolay iş bulurum? Yurtiçinde mi yurtdışında mı çalışmayı düşünmeliyim? Hangi meslekte mutlu olurum? Türkçe mi, yoksa yabancı dilde mi eğitim görmeliyim? Ailemin ekonomik durumunu düşünerek bir kamu üniversitesini mi, yoksa vakıf üniversitesini mi seçmeliyim? Mutlaka bu yıl bir yere yerleşip boş kalmamaya mı öncelik vermeliyim, yoksa özlemlerimi gelecek yıla mi ertelemeliyim? Ailemin yanında kalarak ev ortamında huzurlu bir çalışmaya mı öncelik vermeliyim, yoksa farklı bir şehirde kendi ayaklarım üzerinde durarak, bağımsızlığımı kazanmayı mı denemeliyim? Sadece eğitimin kalitesini mi düşünmeliyim, yoksa seçeceğim üniversitenin kültürel ortamını, sosyal yaşamını, sanat ve spor olanaklarını da hesaba katmalı mıyım? Bugün en geçerli bir alana mı yönelmeliyim, yoksa geleceğin mesleklerine mi yönelmeliyim?” (5).
Ben bu süreci 1972 yılında yaşamıştım. Sorular çalındığı için iki kez sınava girmiştik. Sınav sonuçlarını internet aracılığla değil köyümüzdeki Postacı Durmuş’u günlerce bekleyerek öğrenmiştik. 54 yıl sonra hepinize başarılar diliyorum.
Kaynakça:
1)https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/yks-tercih-kilavuzu-yayimlandi-universitelerin-toplam-kontenjanlari-belli-oldu
2)https://t24.com.tr/yazarlar/mehmet-gurer/yks-aciklandi-asil-yaris-simdi-basliyor
3)https://www.diken.com.tr/yks-sonuclari-80-matematik-sorusunda-dogru-cevap-ortalamasi
4) https://bianet.org/yazi/2026-yks-ortalamalari-dusuk-netlerin-ardindaki-gercekler-321941
5)https://www.birgun.net/makale/kisa-bir-universiteye-giris-rehberi-725989