EMEKLİLER TÜRKİYE MECLİSİ-8-


 

"DOĞRUDAN DEMOKRASİ ÜZERİNE

        (YENİ BİR PATİKA AÇMAK)

GENNEL BAKIŞ

 

Dünden devam.

9- Şematik bir örgütlenme modeli olarak şöyle bir biçim düşünülebilir: Doğrudan demokrasi yönteminin uygulandığı köy, mahalle, il ve ilçe meclisleri olmalıdır. Karar organı bu meclisler olup, bu yetki hiçbir şekilde bir başka organa devredilemeyeceği gibi, yetki gaspına da izin verilmemelidir. Meclisin almış olduğu kararları uygulamak ve günlük rutin işleri takip etmek için her yerelde bir yürütme oluşturulmalıdır. Yürütme için sayı sınırı getirilmemeli ve gönüllü olarak çalışmak isteyen herkese yürütmede yer verilmelidir. Ayrıca bu yerel meclislerin kendi aralarında koordinasyonu sağlamak üzere her yerelden görevlendirilmiş bir kadın ve bir erkek üyeden oluşmuş (ihtiyaca göre bu sayıyı artırıp eksiltebiliriz) bir koordinasyon kuruluna ihtiyaç olacaktır. Bir kez daha vurgulayalım ki, ne yürütme ne de Türkiye Koordinasyonu karar organı değildir. Bütün bu görevlendirmeler belli bir süre ile sınırlandırılmalıdır. Yürütme ve koordinasyona görevlendirmeyi yapan meclis, gerek görüldüğünde bu üyelerin tamamını veya bir kısmını geri çağırabilir ve her zaman denetleyip hesap sorma hakkına sahiptir. Bu örgütlenme modeli, sadece ulusal sınırlarla sınırlı olmayıp, evrensel bir ruhla tüm yerküreyi saracak şekilde düşünülmelidir.

10- Bu örgütlenme her türlü imtiyazlı statü ve hiyerarşinin reddini gerektirir. Bu durum, reddedilen eskinin yerine konulan yeninin nitelikli dönüşümüdür. Tepeden bakan, yıkıcı, bireyi ve bireysel farklılıkları yok sayan kontrolcü bir güç değil; alttan gelen toplumsal paylaşıma dayalı bireylerin ortak yaşam gücü olmalıdır. Alabildiğine yatay ve hiyerarşiyi reddeden bir örgütlenme olarak tasarlanıp yaşama geçirilmelidir. Biçimsel eşitlik kavramının, burjuva bir kavram olduğunu ve özü itibarıyla bir takım adaletsizlikleri içinde barındırdığının farkındayız. Ancak süreç içinde eksiksiz demokrasinin toplumsal inşası için devasa adaletsizlikleri gidermek ve en azıdan törpülemek amacıyla geçici bir dönem için de olsa bu kavramdan faydalanmak gerekiyor.

11- İçinde birçok dünyayı barındıran bir hareket: Günümüzün gelişmişlik düzeyi göz önünde bulundurulduğunda; sendikal örgütlenmede artık "ideolojik birlik" aramak onun gelişip kitleselleşmesini istememek anlamına gelir. Bu yüzden de ideolojik birlik yerine "ortak paydada" buluşup; hedefte ve örgütlenme ile çalışma şeklinde anlaşmanın yeterli olacağı kanaatindeyiz. Tekçi arayış yerine çoğulcu bir anlayışın teori ve pratiğini yaşama geçirmeliyiz. Özellikle ülkenin içinden geçtiği bu süreçte bu durumun hayati öneme haiz olduğunu düşünüyoruz. Kaldı ki çoğulcu bir yapı, tek tek bireylerin ve toplumun gizli kalmış ya da köreltilmiş yetenek ve enerjisinin açığa çıkmasına da imkân tanıyacağından maddi ve manevi toplumsal yaşamın daha da anlamlı hale gelmesini sağlayacaktır. Dolayısıyla çok renkli ve çok sesli bir dünyadır kurmak istediğimiz.

Ortak payda meselesini üç alt başlık altında ele alabiliriz.

Mevcut verili duruma itiraz,

İtiraz edilenin yerine konulması tasarlanan "yeni" toplumsal ve sendikal yaşam,

Bu hedefe ulaşmada kullanılacak yol, yöntem ve araçlar. Bu üç hususta anlaşanların, ortak paydada buluştuğunu düşünüyoruz.

12- Doğrudan demokrasiyi savunanlar, bu günden başlayarak alternatif yayın, eğitim, adalet vs. konularında kurumsallaşma faaliyetlerini de yürütmelidir.

13- Önemli hususlardan biri de eşit-özgür yurttaşlardan oluşmuş, meclisleri oluşturan bireylerin hak ve sorumluluklarının da önceden belirlenmiş olması halidir. Aksi takdirde başıboşluk ve kaotik bir yaşamı kendi elimizle inşa etmiş oluruz. Kendi hukukunu yaratamayanlar, başkalarının hukukuna tabi olurlar. Biz başımıza çoban istemediğimiz gibi kendimiz de asla başkasına çoban olmak istemiyoruz."

(NOT: Devamı var. Muhakkak okumanızı ve fikirlerinizi paylaşmanızı umuyorum. 1,2,3. diye devam edecek ve en son yazı dizisi bitti diye uyarılacaksınız.)

Saygılarımla.

 

Kemal GÜRBÜZ

Şair, Yazar-Devlet Sanatçısı

07.11.2022

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI