5 TEMMUZ’UN BENİM İÇİN DEĞERİ ÇOK BÜYÜK

5 TEMMUZ’UN BENİM İÇİN DEĞERİ ÇOK BÜYÜK

Yaşamımızda hemen hemen birçoğumuzun uğurlu veya uğursuz tanımladığı bazı tarihler vardır.

Örneğin benim için Aralık ayı hem üzücü hem de sevindirici günlerle doludur.

Geleyim  düne ve 5 Temmuz’a...

Tarih olarak Yıl 1976Temmuz ayının 5’indeyiz. Ve ben o gün Askerlik sülüsümü almış ve İzmir’e gidiyorum.

Neyse 5 Temmuz günü babam ve rahmetli dedem, teyze oğlum (Oda benim ile aynı dönemdi)  rahmetli  eniştem...

Yer eski Muğla otogarı. O gün yani 5 Temmuz 1976  Muğla’da aşırı bir sıcak mevcut. Muğla’da mevsim tütün mevsimi herkes yaylada ve tütün başında. Hiç unutmam o gün Muğla’dan ayrılışımız  sessiz sedasız oldu.

Derken İzmir’deyiz. Temmuz 5, Biz siviliz ama askerliğimizin birinci günü idi günümüz yollarda ve üzgün geçti.

Dün hesap ettik aradan 41 yıl geçmiş. Koca bir 41 yıl.

Yani 41 kere maşallah.

Derken 7 Temmuz 1976 günü geldi çattı. O gün benim ilk asker elbisesini giydiğim gün. Ne oldu biliyor musunuz o tarihte Muğla’da çok yakından tanıdım, spor camiasının yakından tanığı hem de çok.

Şimdi yüz büze bakıyoruz o ayrı mesele.

Aramızdaki fark onun bizden biraz kıdemli olması ve kolunda rütbe olması. Orada önceden gitmiş askermiş. Ne oldu biliyor musunuz adam bize dönüp bakmadı bile.

O zaman Allah’ım sen beni de o arkadaş gibi koluna bilmem ne rütbesini takmayı ve insanlara iyilik yapmayı nasip eyle dedim.

İşte o günden sonra bende elimdeki yetkiyi kullanarak , kullanarak derken iyi yönde kullandım. Muğlalılığın ne demek olduğunu gösterdim.  Yani Allah bana o günleri gösterdi hem de fazlasıyla.

Kimi ve kimlere ne iyilikler yapmadım ki.

Şimdi tekrar İzmir’e dönüyorum. İnsan hiç olmazsa mantıken bir hoş geldiniz der. Sadece ben mi? Bir çok hemşerimizde benim gibi Muğlalı olmaktan adeta utandı ve nefret etti.

Yoksa bizim o arkadaştan herhangi bir menfaat bekleme gibi bir durumumuz yok. Çünkü tanıdıkların çoğu orada, biz bir ihtiyacınız var mı demesini kesinlikle istemiyoruz. Zaten olsa söylemeyiz. Çünkü sonuçta o da bizim bir asker ama bırakın hal hatır sormayı adam dönüp bakmadı bile.

Şimdi aynı arkadaş bundan bir süre önce ikincisini yaptı.

Şimdi bakın bazı unutulmayacak ve insan yaşamında iz bırakan  durumlar mutlakta vardır ki bu da bende iz bıraktı.

Neyse uzatmayayım. İzmir’de bir yerden başka bir yere gidiyoruz. Baktım  Muğla’dan arkadaşlarımın çoğu, komşularımın çoğu benimle birlikte. Bir  de ne göreyim. Bizim bölük Muğla ve doğudan bir ilden oluşmuş Muğla merkezin yanı sara köylerden birçok hemşerimiz orada.

Derken dağıtım olduk gittik. Gittiğim yerde o kadar rahattım ki anlatamam. İşte o Muğlalılık ve Muğla misafir erliğini o dönem ortaya koydum.

Ben gerçektende İzmir’de kötü bir başlangıç yaptığım askerliği çok rahat bir şekilde bitirip geldik.

Bünyamin Çalışkan Aslen Yozgatlı ve benim takım komutanım idi. Allah rahmet eylesin mekanını cennet eylesin her gün ruhuna Yasin kuranı şerif okur bağışlarım.

Rahmetli baba adamdı ve yazıhanede bana adeta hayat dersi verirdi. Bir gün sabah rahmetli elinde bir gazeteyle geldi. Orhan al bakalım burada sizinle ilgili haber var dedi. Birde baktım 1956/2 tertiplere 75 gün erken terhisten bahsediyor. Olur mu? Olmaz mı? Derken.

Bizim erken terhis gerçekleşti. Biz terhise 103 gün sayarken birden kalan gün sayımız 28 güne düştü.

İşte dün benim için çok önemli olan günün yıldönümüymüş aradan 4l yıl geçmiş. Yani yaklaşık yarım asırlık bir süre.

İşte benim için gerçekten de değerli olan günü sizlerle kutlamak istedim. İnşallah Allah herkesin gönlüne göre verir..

YAZARIN DİĞER YAZILARI