ÇÖPLERİ TEMİZLEMEK BİZ MUĞLA’LILARA KALDI
Ve 9 günlük kurban bayramı tatilini de tamamladık. Ohh ne güzel yarım yıllık izine benzer tatil.
Ohh ne güzel geldik Muğla bölgesine yedik, içtik sonrada o çöp yığınlarını bıraktık kaçtık, gittik.
Türkiye olarak cumartesi tatil pazar tatil, şu tatil bu tatil derken yılın yarısını tatillerle geçiriyoruz.
Türkiye şu anda kalkınmakta olan ülke olarak gösteriliyor. Ama bizim gibi ülkeye bir çırpıda 9 günlük tatil çok.
Uzun tatil zamanında Muğla sahilleri tıklım tıklım doldu taştı.
Bayram tatili sebebiyle Muğla nüfusu kimine 10, kimine yaklaşık 15 milyon kişi daha arttı.
Geçen günü İkizce’de değerli Hüseyin Nizamoğlu’nun anne ve babası için okutulan Mevlidi-Şerifte idik. Oraya bir dostum geldi. O dostum yaz aylarında sahil bir bölgede ikamet ediyor. Sordum kalabalık mıydınız? Cevap “Kalabalıkta
Laf mı? hem de çok alabalıktık. Ben o kadar nüfusu nasıl barındırdık hayret ediyorum. Sahilde çadır kuracak yer kalmadı. Millet nerede oturup yatacak müsait yer buldu kedini oraya attı. O alanın sahibi kim hiç kimse bunu düşünmedi bile” oldu.
Yazılı ve görsel medyamız sağ olsun her gün çarşaf çarşaf konu ile ilgili haberleri sütunlarına taşıdı.
Muğla olarak genelde turizm yapısına sahip bir iliz. Türkiye ekonomisine giren dövizin çoğu Muğla’dan gidiyor.
Genelde piknik alanlarında mutlaka bir uyarıcı yazı görürüz.
”NASIL BULMAK İSTİYORSAN ÖYLE BIRAK”
Son bayram tatilinde gördük ki maşallahımız var. Bizde öyle bir başarmışız ki bunları yapan nasıl insan olur şaşıyorum. Her taraf çöp yığını. Allah Belediye işçilerine, orman işçilerine ve temizlik işi ile ilgili başka kim varsa hepsine kolaylıklar versin.
Demek ki öyle bulmak isteniyormuş.
Bu işin bir de yarını ve geleceği var.
Onun için şimdiden tedbirler alınmalıdır.
Öncelikle caydırıcı ağır çevre cezaları getirilmeli.
Bir kere çoğumuz bu bölgeye alıştı, Muğla olarak tam bir tatil cennetiyiz her tarafımız ayrı bir sahil, her tarafımız ayrı bir piknik alanı. Bu sahiller, bu piknik alanları bizde olduğu müddetçe ve gerekli tedbirler alınmadığı sürece biz daha çok çöp yığınlarıyla yaşamaya, çöp yığınlarını temizlemeye alışırız.
Peki biz Muğla’da yaşıyorsak biz niye el aleme bir tutulalım? Biz niye başkalarının bıraktığı tonlarca çöp dağlarını temizleyelim?
Lütfen birleri bu konuda bir cevap versin
Neden? Neden? Neden?
Bizim suçumuz Muğlalı olmak mı?
Şimdi deniyor ki Belediye işçileri nerede? Orman işçileri nerede?
Geçen günü bir arkadaş sosyal medyada bir paylaşımda bulunmuş ve yorum yazmış çok hoşuma gitti. Diyor ki “ Biz Muğlalı olarak üçüncü sınıf muamelesi görüyoruz.
Bana göre üçüncü sınıf bile az gelir. Dördüncü hatta beşinci ve altıncı sınıf muamelesi görüyoruz.
Bakın eğer Muğla’da yaşıyorsak bir ayrıcalığımız mutlaka olmalı. Sayın Valimiz, sayın Kaymakamlarımız ve sayın Belediye başkanlarımız Muğla halkını unutmamalı.
Her ağacın dibine bir görevi dikemeyeceğimize, her alana çöp koyteyneri koyamayacağımıza, her alana araç tahsis edemeyeceğimize göre iş yine biz vatandaşlara düşüyor. Fakat bizim yaptığımız da maalesef bu.
Zaten Plajlarımız parsellenmiş. Benim vatandaşım, benim halkım üçüncü, dördüncü hatta beşinci ve altıncı sınıf muamelesi görmemeli.
Yok burada duramazsın. Yok şemsiye ve şezlong almak zorundasın, yok tüp yakamazsın, iyide kimin malını kimden kaçırıyor insanları mecbur ediyorsunuz?
Şimdi buradan yetkililere diyorum ki. Lütfen şu 9 günlük tatil macerasına bir son verin bayram tatillerinin başlangıcı ister cuma günü öğleye, ister akşama gelsin ama her şey kurallarına göre olsun. Hadi bakalım o çöp dağlarını temizleyin de görelim.